Bir iddiamız yok, gördüğümüz ve bize empoze edilmek istenen gerçekleri deşifre etmeye çalışıyoruz sadece

Boş insana bol bol subminal mesaj

Boş insansan, işin gücün hedeflerin mücadelen yoksa payına düşen bol bol subminal mesaj olacak..

Sen istesen de istemesen de boş insan olmanın bedelini o subminal mesajlarla ödeyeceksiniz.

Boş insan zamanını tv izleyerek geçirir. Takip etmesi gereken dizileri izlemesi gereken filmleri programları vardır. Hali ile bol bol o mesajları alır..

Boş insan internette boş boş sürf yapar, sosyal medyada turlar, arkadaşların profillerini takip eder.. Bol bol ahesta aheste subminal mesajları devşirir..

Boş insan bilgisayarda oyun oynar.. Oyun içine yerleşmiş mesajlarla cebelleşir..

Sosyal medya ve bilgi kirliliğinin had safhası

Sosyal medya takipçiliği inanılmaz bir bilgi kirliliğini beraberinde getiriyor. Aslında sadece sanal ortam değil tv gazete dizi medya ve özellikle sözde haberler...

İnanılmaz bir bilgi kirliliği var. Belirli bir süreç sadece bu ortamlarda bulunan insanlar yönünü kaybetmeye başlayacaktır. Rotasını şaşıracak ne tarafa gideceğini kestiremeyecektir.

Önemli ve önemsiz şeyler birbirine karışacaktır. hayatın anlamı kaybolacaktır. dalından kopmuş yaprak gibi ordan oraya savrulma süreci başlayacaktır.

Osmanlıcada sağ yarım küre kullanılıyor

Şu an latin alfabe okuyorsunuz ya beyninizin sol yarım küresini kullanmaktasınız. Eğer osmanlıca yazmış olsaydım beyninizin sağ yarım küresini kullanmış olacaktınız..

Bu farklılık çok şey değiştirir. Nesiller boyu okuma ve yazmada beyninin sağ yarım küresini kullanan bir topluluk bir gün sol yarım küresini kullanmaya başlıyor. Acaba neler olurdu? Tabiki okuma ve yazma özürlüsü bir toplum olurdu. Çünkü okuma yazmada hiç gelişmemiş bir sol yarım küre.. Ciddi bir sıkıntı..

Batılılar alfabetik zihin diye bir şey ortaya atmış. ve bilimsel olarak bunları ortaya koymuşlar.

Namaz kendine zaman ayırmaktır

Bir gün içinde hiç kendine zaman ayırdığın oluyor mu?

Kendi iç dünyanla bütünleştiğin.. Kendi iç dünyana da saygı duyduğun anlar oluyor mu?

Aslında namaz kişinin kendisine zaman ayırmasıdır. Kendi bünyesine kendi vücuduna ve kendi iç dünyasına saygı duymasıdır. Namaz insanın kendisine değer vermesidir..

Sen gerçekten kendine saygı duyuyor ve kendine değer veriyor musun?

bunu başarabiliyor musun?

Namaz kılmadığın bir günde yatağına uzandığındaki o yorgunluğu hissediyor musun?

Bilincinin ve bilinçaltının resetlenmesidir namaz..

Yazarı gevur olsa yüzde kaç inanırdın

Bakın dini konularda ortaya atılan bazı teoriler var. Birileri ekranlara çıkıp bas bas bağırıyor. Kitaplar bastırıyor vs. Daha sonra ehli sünnet velcemaati eleştiriyor. Ve bunu yapanlar da bizden birileri. Yabancı vs değil. İçimizdenmiş gibi gözüken isimler..

Şimdi size soruyorum; yerli gözüken fakat sadece bize fikir transferi yapan kişi bir amerikalı fransız yunanlı olsaydı inanır mıydınız?

Bir alman türkiyeye gelip ekranlarda bas bas konuşsa imam azam a imam gazaliye dil uzatsa ne yapardınız?

Ne oluyor bu almana deyip ağzının payını vermek istemez miydiniz?

İşte...

Hayvanlarda gözlemleyip insanlarda uyguluyorlar

Sadece ilaçlar için hayvanlar kobay olarak kullanılmıyor. Davranışlarda da hayvanlar inceleniyor. ve buradan elde edilen sonuclar insanlarda uygulanıyor.

Toplumları yönetirken elde edilen stratejiler hayvanlar üzerinde denenerek belirleniyor. daha sonra seçilen toplumlarda uygulanıyor ve en son tüm dünyada ilgili toplumlara uygulanıyor.

Tıpkı ilaç sektörü gibi fikir sektörü de var.. Uygulanan bilgi ve fikirler bir araştırma labaratuvarında üretiliyor. Fikir üretim merkezleri, düşünce kulupları vs

Bilgiyi hükmedebilmek ve hakimiyet

Bir ucundan tutup bilgi üretmek kadar mevcut bilgiler üzerine kafa yormak gerekiyor.

Bir köşeye çekilip bir alanda kendini yetiştirmek inzivaya çekilmek gibidir. Bu işi yapacak insanlara ihtiyac oldugu kadar devasa bilgi yumağı içinde kaybolacak insanlara da ihtiyaç var..

Binlerce kitap milyonlarca yazıı.. İşte asıl mesele işte bu devasa bilgi yumağını hükmedebilmekte.. Geleceğin iktidarı sadece para ve silah gücünde değil.. Aynı zaman da bilgi gücünde de yatmakta..

Hayavanı natik farklı bir bakış

Mantık ilminde insan hayavanı natik yani konuşan hayvan olarak tarif edilir..

Ama nasıl insan akıllı değilmiydi diye düşünüyor insan. Kabullenmesi zor. Halbuki bize akıllı olduğumuz vurgulanır. herşeyi akıl ettiğimiz söylenirdi. Ama mantık ilminde diğer hayvanlardan farkımız yok gibi gösteriliyordu. Tek farkımız konuşunuyorduk. Kendimizi ifade edebiliyor, düşüncelerimizi kelimelere dökebiliyorduk..

Biraz derin düşüncelere dalınca NLP diye bir şeylerin keşfi akla geliyor.. insanların da tıpkı bilgisayar gibi programlanabilmesi yani..

Bilinçaltını koruma yöntem ve teknikleri

bilinçaltı nasıl korunur. bilinçaltını dış etkenlerden korumak için ne yapmalı. bilinçaltını koruma stratejileri

bilinçaltı tıpkı bir bebek gibi korunup kollanmalı. ya da kişinin kendi mahremini kem gözlerden koruması gibi sürekli teyakkuzda olmak gerekir.

birçok koruma tekniği vardır. fakat size otomatik plat diye tasvir edeceğim bir yöntemi önereceğim. otokoruma tekniği.... yüzlerce binlerce detayda boğulmadan nasıl korunur

işte size bilinaltı koruma stratejisi

Bilinçaltı yöntemleri topluma uygulanıyor mu

nasıl ki insanların bilinçaltı var ise toplumların da bilin altı derin devleti vardır. toplum üzerinde de benzer bilinç altı taktik ve stratejileri uygulanmaktadır. direk bilinçaltlarını kontrol yöntemleri denenmektedir.

Anket

Empoze sizce nedir ne anlama gelir:

İçeriği paylaş